Nedir Memenin Bu Fibrokistik Hastalığı?

Memede fibrokistik hastalık bir veya her 2 memeyi etkileyen ağrı ve ele gelen yumrular olarak tanımlanır. Fibrokistik sözcüğünün içindeki “fibro” sert doku, “kist” ise sıvı dolu kese anlamındadır. Yani memede süt bezlerinin ve kanallarının oluşturduğu sıvı dolu kesecikler ve çevresinde sertlikler vardır. Memenin fibrokistik hastalığının; fibrokistik durum, meme displazisi, yaygın mastopati gibi başka adları da vardır. Bu durum çok yaygın olup neredeyse her 3 kadından 2`sini etkiler. İyi huylu olan bu durum kanser değildir; hatta artık hastalık olarak bile değil memenin bir değişikliği olarak değerlendirilir. Tüm yaş gruplarında olabilse de en çok 30-50 yaş arası görünür.

Bu durum çok değişkendir ve bazen kitleler, yumrular ele gelmeyebilir. Ağrılar geçici veya dönemsel de (adet öncesi) olabilir. Adet döneminde etkili olan hormonlar aynı rahimdeki gibi meme dokusunu da etkiler. Meme bu etkilerle süt vermeye hazırlanır, meme bezlerinin hücreleri çoğalır, kanlanma artar, bezler şişer. Fiziksel olarak memede şişkinlik, ağrı ve ağırlık hissi oluşur. Ancak gebelik gerçekleşmezse bu etkiler geri döner. Ama kullanılmayan bu hücrelerin kaybolma süreci çoğu zaman sorunlu olur, yangı eşlik eder. Şişlikler ve sertlikler; yani fibrokistik durum gelişir. Memelerdeki bu döngüsel değişim ilk adet görmeyle birlikte başlar. Zaman içinde bu değişimlerin etkileri birikir ve genelde 30 yaşından sonra fibrokistik hastalık belirginleşir. Adetlerin bitmesiyle birlikte menapozdan sonra bu durum azalır. Fibrokistik hastalık her 2 memeyi de etkiler ancak bazen bir memede diğerine göre daha yoğun olabilir.

Fibrokistik memelerdeki en büyük sorun ele gelen kitlelerin kansere bağlı büyümelerle karışmasıdır. Fibrokistik hastalığın tanı konmasındaki asıl yöntem dokunarak muayenedir. Ele gelen yumrular genelde lastik kıvamında, yuvarlak tespih taneleri gibi düzgün yüzeyli olup daha çok memenin üst dış çeyreğinde (koltuk altına yakın) bulunurlar. Zaman zaman daha düzensiz yüzeyli ve sert olabilirler. Bazı kişilerde muayene yeterli olmaz ve ultrason, mamografi gibi özel görüntüleme yöntemleri gerekebilir. Hatta biyopsi bile yapılabilir. Biyopsi sonucunda hücrelerdeki değişiklikler daha net görülebilir. Hormon uyarısı sonucunda meme dokusundaki fibrokistik değişiklikler aşırı olabilir ve süt kanallarındaki hücreler fazlasıyla artabilir. Hiperplazi denen bu durumda eğer hücrelerin mikroskop altındaki görüntüsü de bozulursa atipik hiperplazi gelişmiş olur. Meme kanseri gelişme riski; hiperplazi durumunda hafif, atipik hiperplazide orta düzeyde artmıştır. Hangi kişide biyopsi gerekeceği konusu muayene bulguları ve görüntüleme yöntemlerine bağlı olarak değişir. Ancak fibrokistik değişiklikler olan tüm kadınların belirli aralıklarla takip edilmeleri gerekir.

Takipte ilk adım kadının kendisini her ay adet kanaması bittikten 3-5 gün sonra muayene etmesidir. Ek olarak 6 ay veya senelik aralarla doktor muyanesi ve kişiye uygun meme görüntüleme tetkikleri yapılmalıdır.

Fibrokistik durumun tedavisinde ağrı ve hassasiyet gibi bulguların düzeltilmeye çalışılması kişinin hayat kalitesi açısından önemlidir. Bunun için memenin sütyenle desteklenmesi, geceleri sütyen takılması oldukça yararlıdır. Kimi ağrı kesici ilaçlar meme ağrısını önemli ölçüde azaltır. E vitamini kullanımı ile ilgili kısmi faydalar da gösterilmiştir. Kafein tüketiminin (kahve, çay, çikolata) azaltılması da bazen yararlı olur. Ciddi adet düzensizliği olan bazı kadınlarda fibrokistik hastalık daha ağır seyreder. Bu durumlarda hormon düzensizliğini ayarlamak bulguların kaybolmasına yardımcı olur.